Güne gözlerimizi açtığımızda görme mucizesi ile karşılaşırız. Gözlerimiz mikro saniyeler içinde seçer, izler, odaklar. Onlar ışık hasatçıları, yakalar ve beynin anlayabileceği elektriksel vurgulara dönüştürürler. Çevremizdeki dünyayı değerlendirmemizi ve bundan zevk almamızı tüm diğer duyulardan iyi sağlar. Görme duyusu insan makinesinde tek başına işlemez. Kafamızın iki yanında vücudumuzun mikrofonları kulaklarımız yer alır. Onlar duymaktan çok daha fazlasını yapar. Dengemizi sağlamayı onlara borçluyuz. Kulaklarımız bize günümüzü zenginleştiren güçlü bir duyu daha sağlarlar. Radar çanakları gibi sesi kafatasımızın derinlere yönlendirirler.İnsan makinasında ki mucizevî özelliklerde biride solunumdur. Soluk alamasaydık birkaç dakikadan fazla yaşayamazdık. Soluduğumuz havanın takip ettiği yolu izleyebiliriz. Gırtlaktan inip, ses tellerini geçer, soluk borusuna iner, akciğerlere, oradan bronşlara ve bronşçuklara dağılır. İnsan makinasının en önemli parçasından biride kalptir. Kalp, özünde kastan oluşan pompadır, çıkarılsa bile kendi başına işleyebilir. Damarlarımızda dolaşan hayatı sıvımız olan kan, içinde oksijenden (O) fazlasını taşır. Hücrelerimiz ne kadar çok oksijen yakarsa kalp ve kan damarları daha fazlasını ulaştırmak için o kadar çok çalışır. Oysa bu makineyi beslemek için oksijenden (O) fazlası lazım. Yani yakıt gereklidir. Her lokma yutuşumuzda onu, içindeki kullanışlı her şeyi emmek için tasarlanmış bir yolculuğa çıkarız. Bitkileri ve hayvanları enerjiye dönüştürüp, kimyasal yapı taşlarına ayırarak kanımıza ve etimize katarız. İnsan makinasının hareketine yön veren kas sistemi ile yapabileceklerimiz ise mükemmelliğin bir başka yüzünü oluşturur. Ayak tabanından parmak uçlarına kadar, yaklaşık 650 kas yaptığımız her harekete güç verir. İskelet kaslarımız olmasaydı, koşamazdık, göz kırpamaz, gülümseyemez hatta konuşamazdık. Vücuda yayılmış halde bulunan mühendislik harikasından olan kemiklerden vücuda yayılmış olarak 206 kemik bulunur. Bize şeklimizi veren kemiklerimiz olmasaydı yığılır kalırdık.
İnsanlar hayatta kalmaktan fazlasını ister. Bir erkek günün her saniyesi binden fazla sperm üretir. Hayatlarının görevi yani yumurtayı döllemek için her an hazırdırlar. Kadın sayılı üreme hücresiyle doğar. Sadece bir tane sperm yumurtaya ulaşır ve döller. Spermin yumurtaya ulaşmasıyla DNA’lar kaynaşır. Mucize makinede yaptığımız her şeye başkanlık eden tek bir organ var. Beynimiz, bizi korur, yol gösterir, emirler verir. Vücudumuza kök salmış bilgi otoyolu ile her parçamızı kontrol eder. Hissetmemizi, istememizi, hatırlamamızı ve tepki vermemizi sağlar. Bizlere kalp nakli yapılsa biz yine aynıyız değişen bir şey olmaz. Ama beynimize bir şey olursa her şey riske girer, karakter, kişilik değişebilir. İnsan makinası mükemmel parçaları ile uyum göstererek çalışmayı sürdürür.
Aşağıdaki Soruların Cevapları Filmin Ayrıntıların da Vardır:
Derinin yapısı, özellikleri ve görevleri nelerdir?
Bireylerin esmer, sarışın, beyaz, siyah olacağını belirleyen şey nedir?
Görme ve duyma olayları nasıl gerçekleşir?
Ses tellerinin zamanla yıpranmasının nedeni nedir?
Solunum olayı nasıl gerçekleşir ve solunumun en önemli işlevi nedir?
Kaslarımızdaki aktin ve miyozin proteinlerinin işlevi nelerdir?
Kemiğin yapısı ve bizlere sağladığı kolaylıklar nelerdir?
Budist keşişlerin yaptığı meditasyonun beyin faaliyetleri üzerine etkisi nedir?
Doğum anında, türümüzün devamını sağlamak için neden sancılı ve riskli bir yol geliştirdik?
Beynin belli bir bölgesine odaklanarak kontrol altına almak mümkün müdür?
11. Döllenmiş yumurtanın, ergin birey oluncaya kadar geçirmiş olduğu aşamalar nelerdir?
güncelleme : en kısa zamanda ekleyeceğim inşAllah